Sevimli Esma

Blog 10 Aralık 2017

Bunun tabii ki bir anlamı yoktu. Bu evi tanımamın nedeni buraya gelmiş olmam değildi. Tanıyordum çünkü yirmi üç numarayla aynıydı: Merdivenlere uzanan bir koridor, sağ tarafta mutfağa açılan bir oturma odası vardı. Veranda ve bahçe, trenden gördüğüm için tanıdıktı. Yukarı çıkmasam da kocaman sürme pencereli bir sahanlık göreceğimi biliyordum. Pencereden yukarı çıktığımda da kendimi derme çatma çatı terasında bulacaktım. İki yatak odası olduğunu, ebeveyn yatak odasının iki büyük penceresinin sokağa, arkadaki küçük odanın ise bahçeye baktığını biliyordum. Bu evin içini biliyor olmam, buraya daha önce geldiğim anlamını taşımıyordu. Yine de bana mutfağı gösterirken titriyordum. Bana çay içmeyi teklif etti. Su ısıtıcısını kaynatıp fincana poşeti atarken kaynar suyu tezgaha sıçrattığı için kendi kendine söylendi. Ben de bu sırada mutfak masasında oturuyordum. Odada keskin bir antiseptik kokusu olsa da kendisi darmadağındı. Tişörtünün arkasında ter izi vardı, kot pantolonu üstüne çok büyükmüş gibi kalçasından sarkıyordu. En son ne zaman yemek yediğini merak ettim. Çay fincanını önüme koyup masanın karşı tarafına oturdu ve ellerini önünde birleştirdi. Sessizlik uzamış, aramızdaki boşluğu ve bütün odayı doldurmuştu; kulaklarımda çınlıyordu.

width=780

Terlemiştim ve huzursuzdum, zihnim bir anda boşalmıştı. Orada ne yaptığımı bilmiyordum. Neden gelmiştim ki? Uzaklardan kısık sesli bir homurtu duydum. Tren geliyordu. Bu eski ses beni rahatlatmıştı. İstanbul escort arkadaşı mısın? dedi en sonunda. Esma dudaklarından duyunca boğazım düğümlendi. Masaya, fincanı sıkı sıkı saran ellerime baktım. Evet, dedim. Onu tanıyorum. Biraz. Galeriden. Umut içinde bekleyerek bana baktı. Dişlerini sıktığında çenesindeki kasların gerildiğini görebiliyordum. Sözcükler ağzımdan çıkmadı. Daha iyi hazırlanmam gerekirdi. Hiç haber aldın mı? diye sordum. Gözlerimin içine bakınca bir an korktum. Yanlış bir şey söylemiştim; haber olup olmaması beni ilgilendirmezdi. Kızıp gitmemi isteyecekti. Hayır, dedi. Bana ne söylemek istiyordun? Tren yavaşça yuvarlanarak geçti. Raylara doğru baktım. Sanki ruhum bedenimden çıkmış da dışarıdan bana bakıyormuş gibi başım döndü. Sesi biraz yükselmiş gibiydi. Derin bir nefes aldım. Kendimi korkunç hissediyordum. Ne söylersem söyleyeyim her şeyin daha kötü olacağının ve onu inciteceğini farkındaydım. Onu biriyle gördüm, dedim. Hiçbir bağlam olmaksızın sözcükler yüksek sesle bir anda dudaklarımdan dökülüvermişti. Bana baktı. Ne zaman? Cumartesi gecesi mi? İstanbul escort bundan bahsettin mi? Hayır, cuma sabahıydı, dedim. Omuzlan düştü. Ama cuma günü iyiydi. Bu neden önemli ki? Çenesindeki kas yeniden belirdi, sinirleniyordu. Onu biriyle. Onu kimle gördün? Bir erkekle mi? Evet, ben- Nasıl biriydi? Ayağa kalktı, vücudu ışığı engelliyordu. Bahsettim ama beni ciddiye aldıklarından şüpheliyim.

Etiket Yok

  

Yorum Yapınız

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.